26 Kasım 2011 Cumartesi

hatırlayamadığı için ağlayan insan tanıdım. ziyaretine gittiğimde donuk gözlerle baktı. sonra benim gösterdiğim sıcaklığı gösteremediğinin mahcubiyetiyle ve hafızasını zorlamanın verdiği yorgunlukla gözleri doldu. sonra hatırladı. sonra hafıza kaybı sorununu ameliyat sırasında verilen fazla narkozdan dolayı 6 yıldır yaşadığını anlattı. doktoru çözüm olarak sağlığına şükret ve umursama demiş. hatırlayamadığı için özleyemediğinin sıkıntısı içinde. ben diyor, ben siyami, eski halim olsaydı size bu muameleyi gösterir miydim? farz edin ki uzun zaman ziyaret etmediniz, ben hiç sizi merak etmeden, arayıp halinizi hatrınızı sormadan durabilir miydim? duramazdım diyor. dostluk diyor. en önemlisi dostluk. geçmişi ile yaşadığı kopukluğun bir insanı bu kadar sarsacağını hiç bilemezdim. bildim.

Bu kayda verilen bağlantılar

1 yor: to “ so far...

  •  

    eskiden okuduğum anı-öykü geldi aklıma: bir gece yarısı sokakları salaya sümük ağlayarak yürüyen bir çocuk. 'sinemadan az önce çıkmış' çocuk...

    ağlıyordur, çünkü seyrettiği filmde gördüğü kadına aşık olmuştur. imkansız aşk değildir onu ağlatan. ne kadar uğraşsa da kadının ismini hatırlayamıyordur. ve adını hatırlayamadığı için o kadını hayallerine alamıyordur.