kabuslarla yaşıyorum.
26 Aralık 2011 Pazartesi
evimizde yaşlı bir teyze misafir. her sabah bana kaçta yattığımı belirtiyor.
"bu gece üçte yattın, farkettim." ettiysen ettin. "bu gece arkadaşınla pek hoş sohbettin." öyleydik elhamdülillah. bu gecelik ona bu zevki yaşatmamak için ister inanın ister inanmayın 9.12 geçe yatağa girdim. rüyamda gitmediğim yer, görmediğim tuhaflık kalmadı.
en son gördüğümden başlıyorum. arada atlayacağım.
diğer rüya karadenizde bir yerde geçiyor. rize veya artvin. veya trabzon diyeceğim ama trabzonda hiç o kadar koyu yeşil görmüş değilim. muhtemelen daha önce de rüyamda gittiğim bir yere gene gitmeye kalkışmışız. bu sefer rüyamda babam, kız kardeşim, halam ve kuzenim de var. rüya ağaç gölgesinin karanlığından görülmüyor. müthiş bir rutubet ve karanlık ve dahi esrar var rüyada. bir tane ev. daha önce gidip kaldığımız ve çok memnun kaldığımız eve benziyor. o değil, eminiz ama çok benziyor. sahibi bir kadın. sohbete başladığımız için elimiz mahkum biraz. etrafında dolaşıyoruz. evin iki tarafından da çay akıyor. çay dediğim hani yüksek dağlardan sızıntı gibi olur böyle tam dere gibi değil, balık yüzmez o derinlikte. ama hep ıslak olur falan. diyorum ki bu kadın burada nasıl yaşıyor. evin içi desen bir esrarengizlik var. içine girmişim. tüm duvarlar perde kaplı. kapıyı kapatıp çıkacağım ama perde takıldı. perdeyi kurtarmak için rüyamda terledim o derece.
başka bir rüya. gene aynı karanlık ve ıslaklıkta. gene tatile çıkmışız. benzer bir yer ama kaplıcası var. kaplıcaya giriyoruz. su tuhaf tabii ki. gereksiz soğuk veya gereksiz sıcak. hava ile uyumsuz. sonra sudan çıkıyorum. bir dahaki girişimde dalış yapmaya niyetliyim fakat içimizden birisi suyu beğenmediği için havuzu boşaltmış. diyorum ki iyi ki farkettim. etmeseydim çakılacaktım.
falan filan. bir daha teyze içinmiş, anne yat dediği içinmiş. erken yatan 2 boyutlu olsun.
almanya'da çınaraltı olsaydı, münih'te bile olsaydı, orada kalırdım betül. kesin gibi bir şey.